Ritmini Seç
Şarkı Bekleniyor...
Misafir - Üye
0:00 / 0:00
Geceye Bir Şiir Bırak ..02:16 09.02.2020 önce
feride
Kullanıcı
21:19 19.09.2018
0

Sen, hür adam, seveceksin denizi her zaman; 
Deniz aynandır senin, kendini seyredersin 
Bakarken, akıp giden dalgaların ardından. 
Sen de o kadar acı bir girdaba benzersin.

Haz duyarsın sulardaki aksine dalmaktan; 
Gözlerinden, kollarından öpersin, ve kalbin 
Kendi derdini duyup avunur çoğu zaman, 
O azgın, o vahşi haykırışında denizin.

Kendi aleminizdesiniz ikiniz de. 
Kimse bilmez, ey ruh, uçurumlarını senin; 
Sırlarınız daima, daima içinizde; 
Ey deniz, nerde senin iç hazinelerin?

Ama işte gene de binlerce yıldan beri 
Cenkleşir durursunuz, duymadan acı, keder; 
Ne kadar seversiniz çırpınmayı, ölmeyi, 
Ey hırslarına gem vurulmayan kardeşler!

21:19 19.09.2018
Meldayasar
Kullanıcı
20:14 20.09.2018
0

Sapmam ne tuzluya ne ekşiye, 
Erkeklik yaraşır erkek kişiye
İblis'in öptüğü o pis eşiğe, 
Ömrümde ben bir kez ayak basmadım.

Aman vermedim hiç sefil arzuma, 
Kendi ekmeğimi bandım tuzuma
Haram yedirmedim hatta kuzuma, 
Dikenli hülyâlar kurup yasmadım.

Din-ü milletimi sevdim hak için
Hakka bende oldum sırr-ı aşk için, 
Kavuk sallayamam ben alçak için, 
Elimle boynuma lâle takmadım.

'Aşık Hasan' der ki bağrım yanıktır, 
Halal süt emmişim, alnım açıktır, 
Milletin derdiyle çehrem açıktır.
Yoksa kimseye ben kata kasmadım. 

20:14 20.09.2018
Zeyno
Kullanıcı
19:51 21.09.2018
0

Ölüm gelecek ve bana senin gözlerinle bakacak-
eski bir vicdan azabı
yahut saçma bir günah gibi
sabahtan akşama dek
uykusuz, donuk, bizi izleyen ölüm.
Gözlerin dilsiz bir çığlık,
boş bir söz olacak, beyhude bir sessizlik.
Bu yüzdendir her sabah
kendi gözlerini görmen yalnız
aynaya bakındığında ve o gün, ah,
değerli umut, biz de öğreneceğiz
hayat ve hiç olduğunu senin.
Ölümün bir bakışı vardır hepimiz için.

Ölüm gelecek ve bana senin gözlerinle bakacak.
Bu, bitirmeye benzeyecek bir günahı,
aynada yeniden beliren bir ölü yüzü
görmeye benzeyecek,
dinlemeye benzeyecek suskun bir dudağı,
Dilsiz düşeceğiz ortasına burgacın.

19:51 21.09.2018
feride
Kullanıcı
00:54 25.09.2018
0

Uykuların kaçar geceleri
Bir türlü sabah olmayı bilmez
Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
Onun unutamadığın hayali
Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine
Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu
Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
Gün gel

00:54 25.09.2018
aysun
Kullanıcı
00:22 27.09.2018
0

Bozuldu bak, dünyanın ezberi
Ağaçlar bile şaşırıyor günleri,
Düşünelim bakalım; 
Bir şey vardı, o neydi?

Üzmezdi gücümüzü, kaldıramadığımız taş
Tenha bir yer seçilirdi, söylemek için.
Geçim ehliydi yoksulluk bile
Şükretmeyen ne bilsin!

Değil mi?

Pusu kurmazdı kimse, suyun başına
Gitmezdi çöpe hurmanın çekirdeği
Bilirdi yolu bütün mevsimler,
Bir damla su, yaprağın ucunda
Dünya derdik, böyle bir yer.

Hiçbir şeyi tek başına yeme
Diyen sahabenin sözünü
Karıncalar tutuyor ancak.
İnsan olmanın verdiği güzellik
Soluyor durmadan, bir bak. 

00:22 27.09.2018
demet
Kullanıcı
20:12 27.09.2018
0

Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Hanisellerinin morumsu buğusunda,
Bekliyor bahçemize donuk balkonunda,
Sarmaşık gülleri kokladıkça kırmızı,
Hüzünler, japon fenerleri arasında.
Öyle günler var, öyle anlar, hiç bitmeyen!
Nasıl bir ışık emmişler ki sevginizden,
Ansızın başka bir yüzle güzel, kopmuşlar
Büyük Irak’tan, ayrı düşmüşler desteden,
Yağmışlar ilkyaz yağmurlarınca ve özlem
Açmış yaban çiçeklerini tarlanızda.
Olumsuz günler onlar, bir hiçle beslenen;
Zaman dişi güvercinler, uçma bilmeyen;
Uzay ötesi ovalar, ayak değmemiş;
Başka bir mevsim, başka bir dal, başka yemiş.
Esrir kim basa o toprağa ve kim tatsa
O yemişten. Balla dolar testi, açılır
Açılmayan kilit, çiçeğe durur badem,
Dolanır bilgelikle mutluluk yüreğe.
Ak bir bulut bekler üstünüzde havada,
Kuşlar iner, devinme birden bitiverir,
Çit çıkmaz evrenden. İste ortadasınız,
Havuz, ağaç, deniz, ne varsa size göre.
İste aydınlarda, çekilmiştir bir resim
Gibi kalır aklınızda, gölgesiz, duru,
Küçük bir bahçede susar gibi yaparak
Karşılıklı gizemlere daldığınız gün.

20:12 27.09.2018
feride
Kullanıcı
00:52 28.09.2018
0

Aldanma cahilin kuru lafına 
Kültürsüz insanın külü yalandır..
Hükmetse dunyanın her tarafına 
Arzusu hedefi yolu yalandır..

Kar suyundan süzen çeşme göl olmaz 
Gül dikende biter diken gül olmaz 
Vız vız eden her sineğin bal'olmaz 
Peteksiz arının balı yalandır..

İnsan bir deryadır ilimle mahir 
İlimsiz insanın şöhreti zahir 
Cahilden iyilik beklenmez ahir 
İşlediği amel hali yalandır..

Cahil okur amma alim olamaz 
Kamillik ilmini herkes bilemez 
Veysel bu sözlerin halka yaramaz 
Sonra sana derler deli yalandır.

00:52 28.09.2018
Meldayasar
Kullanıcı
19:12 28.09.2018
0

Kim esir değildir
Kendi içerisinde?
Akşamlar hey akşamlar!

Doğmasaydım eğer
O küçük şehirde
Kim böyle boş gezer,
Yüzer gibi olur,
Bir koca nehirde?

Yorgunluk hey yorgunluk!
İnatçı yorgunluk!
Dalgın bir yüz kadar
Tozlu ayakkabılar.
Yorgunluk hey yorgunluk!

19:12 28.09.2018
esra
Kullanıcı
23:08 30.09.2018
0

Doruktan senin için kopardım bu çiçeği
O sarp bayırdan hani, suya iner eteği
Kartalın bildiği yalnız ve yaklaşabildiği
Sessizce seprilmişti kayanın çatlağında.
Gölgeler yıkıyordu burnun sağrılarını
Açıkça görüyordum: bir yengi alanında
Nasıl kızıl ve parlak bir utku anıtı
Olanca görkemiyle bir anda kurulursa
İşte tıpkı öylece
Güneşin gömülüp gittiği yerde gece
Bulutlardan bir tak yapıyordu kendine.
Yelkenliler bir bir erirken uzakta
Birkaç çatı eğimli bir vadinin dibinde
Parlayıp görünmekten ürker gibiydi sanki.
Sevdiğim, senin için kopardım bu çiçeği! 
Evet, rengi uçuk ve koku yok tacında
Çünkü kökü dağların bu çetin yamacında
Yalnız su yosununun acı tuzunu içmiş.
Dedim ki: garip çiçek, şu tepenin üstünden
Bulutların, yosunun ve teknenin gittiği
Uçsuz bucaksızlığa yolcu olmalıydın sen.
Git öyleyse bir kalbin
Herşyeden daha derin uçurumunda dağıl
Başka bir acun olan o göğüste sol artık
Göğün seni sular için yarttığı besbelli
Ben'se Sevda'ya adadım işte seni! 
Rüzgar birbirine katıyordu suları; 
Yavaş yavaş silinen
Belirsiz bir ışık kalmıştı yalnız günden
Ah! nasıl acılıydım ve nasıl da derinden! ..
Düşler içindeydim ve kapkaranlık Gece
Sonsuz titreyişlerle doluyordu içime. 

23:08 30.09.2018
alibaba
Kullanıcı
01:02 02.10.2018
0

Şimdi saat sensizin ertesi
Yıldız dolmuş gökyüzü ayaydın
Avutulmuş çocuklar çoktan sustu
Bir ben kaldım bir ben kaldım
Tenhasında gecenin avutulmamış ben
Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettin ki bu yaşlar
Utangaç boynunun kolyesi olsun

Buda benim sana buda benim sana ayrılırken hediyem olsun

Soytarılık etmeden güldürebilmek seni
Ekmek çalmadan
Doyurabilmek ve haksızlık etmeden doğan güneşe bütün
Aydınlıları içine süzebilmek gibi mülteci isteklerim oldu
Arasıra biliyorsun
Şimdi iyi niyetlerimi bir bir
Yargılayıp asıyorum
Bu son olsun bu son olsun

Şimdi saat yokluğun belası
Sensiz gelen sabaha günaydın
İşi gücü olanlar çoktan gittiler
Bir ben kaldım bir ben kaldım
Voltasında gecenin hiç uyumamış ben
Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettin ki bu yaşlar
Utangaç boynunun kolyesi olsun
Buda benim sana buda benim sana ayrılırken hediyem olsun

Kafamı duvara vurmadan tanıyabilmek seni
Beyninin içindekileri anlayabilmek ve yitirmeden yüzündeki 
anlık
Tebessümü
Bütün saatleri öylece dondurabilmek için
Çıldırasıya parladım kendimi lanet olsun
Artık sigarayı üç pakete çıkardım günde
Olsun güzelim olsun ne olacaksa olsun

01:02 02.10.2018