Ritmini Seç
Şarkı Bekleniyor...
Misafir - Üye
0:00 / 0:00

3 Arkadaşı Var.

yeşim bakır 22:16 03.04.2019

Günün birinde, bir bahçede ,gül ile bülbül yaşarmış. Bülbül güle tutkunmuş. Öyle sıradan bir tutkunluk da değildir bu. Her gün onunda başında durur. Sevdası uğruna akıttığı gözyaşlarıyla sularmış gülü. Bunu yaparken gülün dikenleri vücuduna batar. Kan revan içinde kalır, yine de bu acıya katlanarak sular, bakarmış sevdiğine.

Tabii gül de bülbül sayesinde kıpkırmızı olurmuş. Güzelliğiyle göz kamaştırirmış. Ancak bülbülün bu fedakarlığını görmezden gelirmiş. 

Gel zaman git zaman derken göklerden bir kartal gülü görmüş. Gülün güzelliği kartalı etkilemiş. Eee kartal da göklerin  efendisi;  güçlü, kudretli... Gül de sevdalanmis kartala. Kartal da gülü dalından koparıp göklere çıkarmış.  Zavallı bülbül de gülün gidişine çok üzülmüş, perişan olmuş. 

Göklere kartalın ağzında çıkan gül günden güne solmaya, güzelliğini kaybetmeye başlamış. Güzelliği koyulan güle kartal bakmaz olmuş.  Gül de bülbülün kıymetini anlamış ve kartaldan kendisini yerine bırakmasını istemiş. Kartal da onu bırakmış tabii

Gülü o halde gören bülbül,  gülün dikenlerine aldırmadan güle su vermiş, onu beslemiş . Ancak o kadar perişan olmuş ki vücudu dikenlerin verdiği acıya daha fazla dayanamamış, oracıkta can vermiş. 

Gül de anlamış ki aşk,  bülbül gönüllülerin işi. Bülbül gibi sevmeyeceksen aşk meydanına çıkmayacaksın.

yeşim bakır 23:34 23.03.2019

Yavuz Sulan Selim ile cariyesinin aşkını duydunuz mu hiç?..

Yavuz Selim, Mısır seferine çıkar. Sefer esnasında padişahın hizmetinde olan bir cariye vardır .Cariye, Yavuz Selim'e gönül verir. Lakin korkar, bir yanda cihan padişahı Yavuz Selim,bir yanda cariye... Nasıl olacaktı bu sevda... Gel zaman, git zaman derken cariyenin yüreği bu sevdayı taşıyamaz. Açılmaya karar verir. Tabii bu yüzyüze olmaz. Nitekim cariye ile padişah  fazla yüzyüze gelemezler. Günün birinde cariye Yavuz Selim'in odasına girer. Yastığının altına bir not bırakır.  Notta söyle yazar:

"Derdi olan neylesin." Yavuz Selim otagına döndüğünde notu okur. Kim tarafından yazıldığını anlayamaz. Notun yerine "Derdi neyse söylesin." diye not düşer. Ertesi gün notu gören cariye " Korkuyorsa neylesin." der.  Bu defa Yavuz Selim notun kim tarafından yazıldığını anlar." Hiç korkmasın, söylesin. " der. Sabah cariyeyi huzuruna çağırıp. 

-Buyrunuz, sizi dinliyorum.der.

Cariye duygularını açar. Duygular karşılık bulur.Lakin sevdası öyle derinmiş ki  düğün günü Yavuz Selim'in karşısında mutluluktan can verir.

Ve Yavuz Selim bunun üzerine "Bakınız, gerçek sevdayı öğrenin. " der. Sevdiginin mezar taşına şöyle yazdırır :

Şirler pençe -i kahrımdan  olurken lerzan

Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek

(Aslanlar benim gücümden korkup kaçarken kader beni bir ahu gözlü karşısında zayıf düşürdü. )  

yeşim bakır 20:39 15.03.2019

Kim demiş, bekliyor diye!

"Gel" dese gidecek mi bu yürek? 

Beklemek değil bunun adı,

Sözcüklerle tarif edilemeyecek bir şey.

 

yeşim bakır 17:01 10.03.2019

Angut gibi sevmek...

Angut , ördekgillerden, tüyleri kiremit renginde bir yaban kuşudur. Bu kuşlar tek eşli olarak yaşarlar. Ölen eşlerinin başında, kendileri de ölene kadar beklerler. Eşlerinin gözlerinden gözlerini ayırmaz. Yas tutarlar.

Keşke insanlar da aşkı böyle yaşayabilseydi. Ve "Aşk angutluktur." demek hakaret sayılmasaydı.

yeşim bakır 12:28 05.02.2019
yeşim bakır 12:11 18.10.2018

- Daha ne kadar bekleyeceksin, dediler.

- Yüz yıl, bin yıl, belki de on bin yıl. dedim.

 Çünkü hissiyatım  beklememi söylüyor. 

Yüreğimle aklım bile bir olmuş  :

- O gitse bile sen başkasını sevemezsin, diyor

yeşim bakır 11:53 08.08.2018
yeşim bakır 22:16 24.07.2018

ELİF GİBİ SEVMEK

Sen yoktun o zamanlar
Çocukluğumda en çok yağmuru severdim ben…
Ne zaman bir dert gelse bana
Yağmur yağar
Dinler
Dokunur
Ve topraktan kalkan o kokuyu koklardım…
Ateşim sönerdi..

Sonra büyüdüm..
Gözlerini gördüm
Yandım
Yağmur yağdı
Ve ilk kez sönmedim…
Ben yağmurdan daha fazla bi seni sevebildim.

Hikmet Anıl ÖZTEKİN

yeşim bakır 21:19 19.07.2018

HÂLUK'UN BAYRAMI

Baban diyor ki: "Meserret çocukların, yalnız
Çocukların payıdır! Ey güzel çocuk, dinle;
Fakat sevincinle
Neler düşündürüyorsun, bilir misin?...Babasız,
Ümitsiz, ne kadar yavrucakların şimdi
Sıyâh-ı mateme benzer terane-î îdi!

Çıkar o süsleri artık, sevindiğin yetişir;
Çıkar, biraz da şu öksüz giyinsin, eğlensin;
Biraz güzellensin

Şu ru-yı zerd-i sefalet...Evet meserrettir
Çocukların payı; lakin sevincinle
Sevinmiyor şu yetim, ağlıyor...Hâluk, dinle!

Tevfik FİKRET