Temel bir gün eski model arabasıyla yolda giderken kırmızı ışıkta duran bir limuzine arkadan çarpar.
Arabasından inen Temel, başlar sürücüye yalvarmaya:
"Abi, n'olur affet, garibanın tekiyim ben."
Bunun üzerine adam Temel'e:
"Tamam, hadi affettim" der.
Temel arabasına biner, adam önde, Temel arkada yola devam ederler.
Kırmızı ışıkta Temel bir kez daha limuzine çarpınca kafayı camdan uzatır ve;
"Benim abi benim merak etme, devam et sen" der.
:))))
ayserilinin biri ölüm döşeğindedir:
Kayserili: Sevgili karım burada mısın?
Eşi: Evet hayatım buradayım.
Kayserili: Sevgili oğlum Mehmet Burada mısın?
Mehmet: Evet babacım buradayım.
Kayserili: Oğlum Ahmet ya sen burada mısın?
Ahmet: Evet ben de buradayım.
Kayserili: Güzel kızım sen burada mısın?
Kızı: Evet buradayım babacım.
Kayserili: Allah hepinizin belasını versin. Dükkânda kim duruyor o zaman?
Evlenmek isteyen genç adam, arkadaşına dert yanıyordu:
- Ne yapacağımı bilemiyorum dedi.
- Annem ve babamla tanıştırmak için eve getirdiğim kız arkadaşlarımın
hiçbirini anneme beğendiremiyorum."
Arkadaşı, ona yardımcı olmak istedi, akıl verdi:
- Kolayı var bu işin dedi.
- Sen de annene benzeyen bir kız bul
Evlenmek isteyen genç adam, o yöntemi de denediğini söyledi:
- Fakat yine de başaramadım dedi.
- Bu kez de babama beğendiremedim kızı.
4 Evli Erkek Balığa Çıkar.
1. Erkek:
-Balığa çıkabilmek için karıma geçen hafta bütün evi komple badana yapma sözü verdim, der.
2. Erkek:
-O da bir şey mi ya ben karıma evdeki bütün elektronik eşyaları yenileme sözü verdim, der.
3. Erkek:
-Siz gene iyisiniz ben karıma yeni sıfır araba sözü verdim, der.
4. Erkek hiç serzenişte bulunmaz.
Hepsi şaşırır döner 4. erkeğe sorarlar:
-Ne o, sen karına söz vermedin mi yoksa sesin çıkmıyor.
4. Erkek:
-Yoo ben hiçbir şeye söz vermedim. Saati sabah 5.30’a kurdum. Çalınca karımın kulağına şunları fısıldadım.
Karıcığım benimle annemlere mi gelirsin, yoksa balığa mı çıkayım dedim, karımın cevabı kesin ve netti.
-Sıkı giyin üşütürsün…
İki çavuş iddiaya girer, hangimizin eri daha salak diye. İlk çavuş erini çağırır ve der ki;
- Oğlum al şu 10 lirayı, git bana bir araba al. Er:
- Baş üstüne çavuşum der gider. İkinci çavuş çağırır erini:
- Oğlum git bak bakayım ben evde miyim? der. Er:
- Baş üstüne çavuşum der çıkar. Bu iki salak er çarşıda karşılaşırlar, erlerden biri:
- Yahu bende bir çavuş var o kadar salak ki bana para verdi git bana araba al diye lan keriz bugün pazar arabayı nereden bulayım. Diğer er:
- Yahu benim ki daha salak yok gidip kendisi evdemiymiş değilmiymiş diye bakacakmışım be ey avanak yanında koskaca askeriyenin telefonu var evi arayıp sorsana...
İlginç bir tesadüf sonucu bulduğu penguenin elinden tutup "ne yapacağum buni" diye düşünerek dolaşan Temel, İdris'le karşılaştı.
- Ula Temel nedir bu?
- Bende pilmeyrum da ne yapacağum diye düşüneyrum.
- İlahi Temel düşünecek ne var hayvanat bahçesine götürsene.
Bu fikri beğenen Temel, İdris'in yanından ayrılmıştı. Aradan bir kaç saat geçmişti ki yine karşılaştılar ve Temel'in yanında yine penguen vardı. İdris merakla:
-Uyyy hayvanat bahçesine götürmedinmi oni? diye sorunca, Temel:
- Götürdüm daa şimdide sinemaya götüreyrum.
Yanindaki adam, otobüs hareket eder etmez elindeki kagitlari küçük küçük
parçalara ayirip atmaya basladi. Saatlerce bikmadan usanmadan, yirtip yirtip
atti... Bizimki sonunda dayanamadi :
- Affedersiniz, birsey soracagim : O kagitlari nedenkoparip koparip
atiyorsunuz?
- Zürafalari kaçiriyorum.
- Disarida zürafa felan yokki!
- Gördünüz iste yararini! Yaklasamiyorlar bile!
Ali BABASINA SORMUŞ:
- BABA BEN NASIL DÜNYAYA GELDİM?
-GECE ANNENLE YATMAYA GİTTİĞİMİZDE YATAĞIN ÇEVRESİNE ŞEKER KOYDUK.SABAH KALKTIĞIMIZDA SEN GELMİŞTİN.BU FİKİR ALİ'NİN İLGİSİNİ ÇEKMİŞ VE DENEMEYE KARAR VERMİŞ.YATARKEN YATAĞININ ÇEVRESİNE ŞEKER KOYMUŞ.SABAH BÜTÜN KARINCA, BÖCEKLER, VS. YATAĞIN ÇEVRESİNDEYMİŞ.
ALİ:
- ULAN DEMİŞ, ŞİMDİ SİZE ELİMİN TERSİYLE BİR KORUM.AMA BABA YÜREĞİ....
Yine bigün aptal patronlar, korkak sandıkları çalışanlarına istedikleri yaptırımları uygulayabileceklerini ve personelin buna hep tamam diyeceğini sanırlar. çok uzun süredir istedikleri atı koşturup istemediklerinin kafasına sıkıyorlarmış.
Önceleri bu düzene dur diyen birçok çalışanı ya işten çıkarmış yada sonsuza kadar susmaya mahkum bırakmışlardır.
Bu düzene bir dur diyecek olan iki babayiğit sonunda çıkagelmiş. Sadece kendilerini değil diğer bütün ofis çalışanlarını koruyacak ve haklarını arayacaklardır.
Gün geçmiş zaman dolmuş ve büyük gün gelip çatmış.
Artık kozların paylaşılma vakti ve herkes nolacağını merakla bekliyor. sizce bu hikayenin sonu ne olacak?
Kazan kaldıran iki babayiğitte öncekilerin kaderini yaşayıp yaşananları kabullenecek mi, yoksa bu uğurda ellerinden geleni hayatları pahasına da olsa gerçekleştirecek mi?
Fıkra tadında bugünün özetine hoşgeldiniz a dostlar :)





